Yenilikçi Türk Hareket Partisi YTHP Genel Başkanı Ertan Simitçi, Kosova’da sağlık alanında köklü bir reforma ihtiyaç olduğunu ifade ederek, parti olarak özellikle kamu sağlığı ve sağlık çalışanlarının haklarının korunması için büyük çaba sarf edeceklerini kaydetti.
Simitçi, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“20 yıldır Devlet bütçesinden sağlık yönetimine ve sağlık hizmetlerine yeterli derecede bütçe ayrılmadığına, gerekli yatırımların yapılmadığına, sağlık çalışanlarının güvenliğinin riske girdiğini ve kamu sağlığına yeterli derecede önem verilmediğine inanıyorum. Covid-19 salgını nedeniyle devlet hastanelerinde yaşanan problemleri, ortaya çıkan eksiklikleri ve halkımızın karşılaştıkları sorunları herkes biliyor.
Değerli halkımız,
Yenilikçi Türk Hareket Partisi olarak özellikle kamu sağlığı ve sağlık çalışanlarımızın haklarının korunması için büyük çaba sarf edeceğiz. Partimizden üç milletvekili adayımız Bediha Vırşevci, Merve Morina ve İlker Can İbrahimi sağlıkçı olarak halkımızın huzuruna çıkıyor.
Üç adayımızın bilgi ve birikimi, eğitimi ve tecrübeleri doğrultusunda kamu sağlığının iyileştirilmesi, sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi ve özellikle de sağlık çalışanlarımızın çalışma güvenliğinin korunması için çalışacağız.
Bugün devlet hastanelerinde ve belediyeye bağlı sağlık merkezlerinde çalışan yüzlerce Türk soydaşımız var.
Ancak, sırf Türk oldukları için hastane yöneticileri tarafından kendilerine sürekli baskı yapıldığını, görev yerlerinin sürekli değiştirildiğini, tehdit ve hatta bazen saldırı sayılabilecek eylemlere de maruz kaldıklarını ‘sahada almış olduğumuz’ bilgilerden haberdarız.
Yine, hiçbir güvence ve Türk yöneticilerinden herhangi bir destek bulamadıkları için, sessiz kalmak zorunda olduklarını ve işyerlerini kaybetme korkusundan dolayı da baskılara katlanmak zorunda olduklarını öğrendik. Ancak, aynı şeyleri diğer topluluklar için söylemek mümkün değil!
Değerli Kamuoyu, devlet hastanelerinde çalışan Türk sağlıkçılarımızla birebir yapmış olduğumuz görüşmeler esnasında birçok şikayetle karşılaştık.
Burada sadece birkaçını anlatmakta fayda görüyorum:
* Özellikle de Prizren Bölge hastanesinde emekliye ayrılmış veya vefat etmiş Türklerin yerine yıllarca yeni personelin istihdam edilmediğini; sadece ‘bir kişinin’ kayırma usulu ile işe alındığını; Türklerin yerine sürekli diğer toplulukların istihdam edildiğini;
* Türk sağlık çalışanlarının sağlık mesleklerini geliştirmeye yönelik devlet tarafından yada Türkiye Cumhuriyeti tarafından herhangi bir destek görmediklerini; bu konuda da hiçbir ciddi çalışmanın yapılmadığını;
* Türkiye Cumhuriyeti zamanında tüm sağlık çalışanlarımıza çeşitli imkanlar sunarak, üniversite hastanelerinde, kamu sağlık merkezlerinde ve Sağlık Bakanlığına bağlı kurumlarda çeşitli ‘mesleki eğitimlerden’ faydalandıklarını; ancak son on yıldır bu imkanlardan faydalanmadıklarını işittik.
* Türk sağlık çalışanlarımızın en çok şikayet ettiği konu ise, İŞ GÜVENCESİ ve SAĞLIK SİGORTASI. Maalesef bu bir gerçek. Bugün herhangi bir olaydan dolayı bir Türk sağlık çalışananın işten kovulma endişesinin olması gerçektende büyük bir sorundur. Çünkü kendilerini yanlız ve mağdur hissetmeleri siyasi temsilcilerinin ve yöneticilerin sorumluluğudur.
Bugün sağlık çalışanlarımızın düşmüş olduğu bu durum gerçekten ciddidir. Seçim kampanyası döneminde verilecek vaatlerle bu sorunların çözülmeyeceğini de hepimizi biliyoruz. Sağlıkçılarımızda biliyor!
* Türk sağlıkçılarının karşılaştıkları bu sorunları ancak parlamentoda gündeme geterek, koalisyona girmeden önce bu sorunları başbakan adayı ile görüşerek, medyada ve kamuoyunda bu konuları tartışarak çözebiliriz. Bugün herhangi bir medyada bir Türk doktorumuz bile televizyonlara çıkamaması, halkımızı bilinçlendirememesi ve bu sorunları gündeme getirememesi aslında farklı bir tartışma konusu.
Diğer alanlarda olduğu gibi sağlık alanında da gündeme getirebileceğimiz, tartışabileceğimiz ve çözüm üretilmesi gereken daha bir sürü konu var. Halk sağlığı ise, ulusal politikalar bağlamında üst sıralarda yer alan çalışma başlıklarından birini teşkil etmektedir. Sağlık alanında yetişmiş kadrolarımızın olması ve Anayasal ve topluluk hakları kapsamında bizlere tanınan hakların bugüne dek gerektiği şekilde uygulanmamış olması Yenilikçi Hareket olarak bizleri sorumluluk almaya davet ediyor. Sağlık çalışanlarımızın haklarını güvence altına almak ve Türk toplumunun sağlık alanında sahip olduğu iş alanlarının korunması en temel vazifelerimiz arasındadır. Yıllardır aynı sorunları konuşma zamanı sona erdi, artık sorunları çözüme ulaştıracak yeni bir döneme giriyoruz.
Halk sağlığı için, sağlıkçılarımızın haklarının korunması için Yenilikçi Hareket geliyor.”
SON 24 SAATİN COVİD-19 VERİLERİ
ARNAVUTLUK’TA AKRAN ŞİDDETİ PROTESTOSU
BALKANLAR’IN GELECEĞİ TİCARETLE ŞEKİLLENECEK
İSTANBUL EĞİTİM ZİRVESİ 2024 DÜZENLENİYOR
ÜSKÜP’TEKİ FESTİVALDE TÜRK ÇAYI TANITILDI