20 yıllık geçmişi olan Kosova Demoktratik Türk Partisi KDTP’yi içler acısı duruma düşürenler,belli ki demokrasiden nasibini alamamış.Sözüm hem parti içindeki yönetici kadroya, hem de parti içinde mualif yönelimli olanlaradır. Demokrasinin gereği olan particilik anlayışını, menfaat, hırs,öfke, haset ve fesata dönüştürenler, KDTP’nin , Kosova Türkleri’nin hakları ve özgürlüklerini korumak ile haklarını daha ileriye taşımak gibi tarihi ve hayati misyonunu gölgelemiş oldu. KDTP içindeki tablo,partililerin bu önemli misyonu uygulamakta görülen acizliğini yansıtıyor. Neden mi?
Çünkü KDTP’nin tepesinde müthiş çekişmlerin yaşandığına tanık oluyoruz. Koltuk mücadelesi o kadar kızıştı ki, halkımıza doğrudan zarar vermeye başladı. Türkler arasında, bu kişiye selam verme Mahirci’dir, bu kişiyle mesafeli ol, Arifçi’dir temkinleri yapılıyorsa, durum vahimdir demektir.Mahirciler ve Arifçiler…KDTP’nin Genel Başkanı Mahir Yağcılar ve geçen gün KDTP’nin yeni Genel Başkanı olduğunu bildiriyle açıklayan Arif Bütüç. Yakın geçmişin ayrılmaz ikilisi. Halka da bulaşan partililer içindeki ötekileştirme olguları, zihniyet değişiminin en iyi göstergesi olsa gerek. KDTP Şubeleri artık açıktan açığa saflarını belirlemiş durumdalar.Hangi Şubenin Mahir Yağcıları tuttuğu, hangi Şubenin de Arif Bütüç’ten yana olduğu biliniyor. Bilinen şu gerçek te var. Şubelerin Yönetim Kurulları bile ikiye bölünmüş. KDTP’nin 6 şubesinde çalışmalar durma noktasına gelmiş.Şube toplantılarından düzen gitmiş, yerini sert tartışma ve atışmalar almış. Karşılıklı suçlamalarla başlıyor toplantılar, partililerin ihraçlarıyla bitiyor. KDTP’liler biribirini harcıyor böylece, hiç kimse de farkında değil. KDTP, iki cambazın oynadığı ip konumuna dönüştürüldü.Bunaltı yaratacak seviyeye ulaşan liderlik yarışmasında da her türlü tatktikler, stratejiler ve yöntemlere başvuruluyor. İki taraf ta ağır hatalar işliyor, iz bırakan yanlışlar yapıyor. Kesinlikle tasvipi mümkün olmayan yöntemler kullanılıyor.Çoğulcu ve yönetilen demokrasi kurallarına tamamen zıt olan yöntemlerin başında yazılı bildiriler ya da yazılı açıklamalar geliyor. Son bir buçuk yıl içinde başlayan yazılı bildiri muharebesi, gün bügün devam ediyor. KDTP içinde olup bitenleri halk, doğru, yanlış, kasıtlı , kasıtsız, yalanlayıcı nitelikte olsun, bu bildiriler sayesinde yarım yamalak öğreniyor ya da öğrenemiyor.Kosova’da son derece kısıtlı şartlar altında çalışan Türkçe medya ise, bildirileri aktarma vazifesini yerine getirmek zorunda bırakılıyor.Bildirilerde her şey olduğu gibi yansıtılıyor mu, ya da olması gerektiği gibi bütün detaylar yer alıyor mu? Tartışılır. Son örneklerden biri, KDTP Genel Başkanı Mahir Yağcılar’ın Merkez Meclis üyelerine tertiplediği iftar yemeğinde, KDTP’nin yeni tüzüğünün imzalanması ya da imzalatalıması olayı. Geçmiş siyasi düzen ve rejimlerde görülen bir yöntem. Parti tabanının görmediği, şubelerin haberdar olmadığı, üzerinde tartışma yapılamadığı partinin en önemli belgesinin, Tüzük Komisyonu’nun haberi bile olmadan hazırlanıp imzaya verilmesi , kolay yutulur gibi değil. İmza olayı, basına dağıtılan yazılı bildiride, her şey normal gibiymiş gösterilmeye çalışıldı.”Mahirciler” tarafından tüzüğün imzalanması, Arifçileri doğalıyle kızdırdı. ” Arifçiler” de, basın toplantısı düzenleyerek, gayri demokratik olarak niteledikleri bu hamleyi kınadı.Hemen ardından 35 Merkez Meclis üyesinin toplandığı ve bu toplantıda Arif Bütüç’ün oybirliğyle KDTP Genel Başkanı görevine seçildiği,toplantının yapılmasından iki gün sonra basına dağıtılan bildiri ile duyuruldu.Her iki taraf, işin kolayına kaçıyor. Siyasi kurnazlık yaparak, basını hiç bir toplantıya davet etmiyor( basın toplantısı hariç).Basından mı korkuyorlar. Hayır. Basından yaptıklarını gizlemeye çalışıyorlar.Yoksa Arif Bütüç’ün seçildiği toplantıya basın davet edilebilirdi. Ama olmadı. Nedeni belli. Merkez Meclis üyesi sayısı ile spekülasyon yapmak. İnandırıcı olmak için Merkez Meclis sayısını hep 30’un üzerinde tutmak.Meclis üye sayısı 61 olduğuna göre, tüzüğün 31 Meclis üyesi tarafından imzalandığı, Arif Bütüç’ün Genel Başkanlığına 35 meclis üyesinin oy verdiği ( etti 66) bildirilerde ileri sürüldü. Zira, imzalar listesi neden basına dağıtılmasın. Adlar, imzalar görülsün. Fakat bunu hiç bir taraf yapmıyor. Anlaşılan, koltuk mücadalesi için, gerçekleri de, şeffaflığı da kurban etmekten çekinmiyorlar.
KDTP, tarihinin en buhranlı dönemini yaşıyor. Kosovalı Türkler, KDTP’nin bu şekilde yönetilmesini hak etmiyor.Parti içindeki çekişmeler, bir çok zorlukla ve ağır şartlarda kurulan KDTP’yi siyasi sahnede marijinal hale getiriyor.KDTP’nin akibetiyle, itibarıyla, misyonuyla, amaçlarıyla oynamak, hiç kimsenin hakkı değildir. Kosovalı Türkler, güçlü, hedefleri belli, şeffaf, demokrasi kurallarına bağlı bir KDTP’yi hak ediyor.Demokrasilerde partiler ve particilik, siyasi hayatın kaçınılmaz unsurlarıdır.KDTP Kosovalı Türklerin siyasi unsuru ise, kişisel menfaatlerin değil, halkın menfaatleri için siyasi mücadele veren bir unsur olmalı. Liderlik savaşını verenler ve bu liderlerin arkasından koşanlar halka daha fazla zarar vermeden sağduyuya kulak vermeliler.Yoksa KDTP hedefinden sapabilir.Hedefini bilmeyen gemiye de hiç bir rüzgardan fayda gelmez.
Umarız Kosova Türkleri’nin resmi kabulünün 60’ıncı yıldönümünün kutlanacağı dönemde KDTP kısır döngüden kurtulur.
Ercan Kasap
17.08.2011
OTOYOLU “HİLL İNTERNATİONAL” DENETLEYECEK
ARNAVUTLUK’TA AKRAN ŞİDDETİ PROTESTOSU
BALKANLAR’IN GELECEĞİ TİCARETLE ŞEKİLLENECEK
İSTANBUL EĞİTİM ZİRVESİ 2024 DÜZENLENİYOR
ÜSKÜP’TEKİ FESTİVALDE TÜRK ÇAYI TANITILDI
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.