Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) kontrolündeki Gülen cemaati okulları kapattırmamakta direnen ülkeler arasında Türkiye’nin dost ve kardeş saydığı Kosova da yer alıyor.
Türk okulları olarak bilinen bu eğitim kurumlarını kapatma taleplerine olumsuz yanıt veren ülkeler arasında, ilk ülkelerden biri olarak Türkiye’nin, bağımsızlığını tanıdığı Kosova da bulunuyor.
Kosova, ülkede FETÖ okullarını kapatmak bir yana, Türkiye’den gelen FETÖ’cülere kucak açıyor, mülteci statüsü veriyor.
Kosova İçişleri Bakanlığı’nın resmi verilere göre son 3 yılda Kosova, FETÖ’cü 131 Türk vatandaşına mülteci statüsü Verdi.
Kosova makamları, 2018 yılında 76, 2019 yılında 27 ve 2020 yılında 28, olmak üzere toplam 131 Türk vatandaşının mülteci statüsü verilmesine dair başvurusuna onay verdi.
Mülteci statüsü verilen 131 Türk vatandaşı FETÖ mensubu yada FETÖ ile bağlantısı olduğunu beyan etti.
Bu yıl son olarak FETÖ’cü olduğunu açıklayan 14 kişilik 8 aileye de Kosova’da mülteci statüsü çerçevesinde ikamet etmesi sağlandı.
Fetöcüler bir başka deyişle Kosova devletinin koruması altına alındı. Üstelik Türkiye’den gelen FETÖ’cülere kucak açılması süreci devam ediyor.
Bu durumda akla takılan sorular yanıt bekliyor.
Kosova, Türkiye ile her alanda var olan ilişkilerini daha ileriye taşımayı istiyor, diğer yandan Türkiye için önemli güvenlik sorunlarının en başında gelen Fetö’ye neden arka çıkıyor.?
Fetö, Türkiye açısından arz ettiği tehdidin yanında aynı zamanda bölgesel ve küresel etkileriyle birlikte uluslararası barışı ve güvenliği tehdit edecek potansiyele sahip devletlerarası ilişkileri etkileyen yeni nesil bir terör örgütü olduğu değerlendirmesine Kosova neden itibar etmiyor?
Kosova neden Türkiye’den kaçan FETÖ’cülere kucak açıyor ve koruma altına alıyor!
Bir yandan hem ilişkileri ilerletmek, diğer yandan dost bir ülkeye zarar vermiş ve vermekte olan terör örgütünü desteklemek, birbiriyle çelişen, birbirine zıt düşen yönelimler değil mi?
İki ülke arasındaki ilişkileri zora sokan bu çelişki sarmalında net bir sonuç ortaya çıkacak ise, o da son 20 yılda Kosova’ya tüm alanlarda destek sunan, mali yardımlarda bulunan, ekonomisine önemli yatırım yapan Türkiye’ye, Kosova’dan yalnızca FETÖ okullarının kapatılmasını ve FETÖ’cülerin Türkiye’ye iade edilmesi taleplerine Kosova’nın sırtını dönmesidir.
2018 yılının Mart ayında Kosova, FETÖ okullarında görev yapan 6 FETÖ mensubunu, yapılan ortak bir operasyon sonucunda Türkiye’ye iade etti.
O dönemde Kosova’da kıyamet koptu, adeta yer yerinden oynadı.
Olaya ilk tepki veren ABD’nin Priştine Büyükelçiliği oldu, ardından orkestra halinde Kosova’nın tüm kurumları ve liderleri, iade olayını skandal olarak niteledi. O dönem, Cumhurbaşkanı Hashim Thaçi hariç, Kosovalı Arnavut liderler, yakalanan Fetöcülerin Türkiye’ye gönderilmesini olduğu gibi, Türkiye’nin, Kosova’da FETÖ okullarının kapatılması talebini, “içişlere karışmak” olarak nitelemişlerdi.
Operasyonun ardından o dönem Kosova İçişleri Bakanı Flamur Sefaj ve Kosova İstihbarat Ajansı Başkanı Driton Gashi, Başbakan Ramush Haradinaj’ın isteğiyle görevlerinden istifa etmişti.
Türkiye, FETÖ mensuplarının adalet karşısına çıkarılması, okul ve işletmelerinin kapatılması için Kosova’ya taleplerini yinelerken, bunun neden Kosova’yı rahatsız ettiğini şu gerçekte aramak gerekir.
Ağırlıklı olarak ABD güdümlü dış politikanın etkisinde kalan Kosova, FETÖ konusunda ABD ve Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin politikalarını izlemekte. FETÖ konusunda batılı ülkelerde hangi adımlar atılıyorsa, Kosova da bu adımlardan geri kalmıyor. Kosova’nın FETÖ’yü terör örgütü olarak görmemesinin asıl nedeni de batının, FETÖ’yu koruyup kollaması politikalarından kaynaklanıyor.
FETÖ’nün Kosova’da eğitimden ticarete kadar sızması, Kosova’nın önde gelen siyasilerin çocuklarının FETÖ okullarında burslu eğitim görmeleri, Kosova’nın ünlü akademisyenlerine Gülen hakkında olumlu ve etkileyici yazılar yazdırılması gibi faaliyetlerle toplumun FETÖ konusunda olumlu düşünce oluşturması amaçlandı.
Herşeye rağmen Kosova’nın, Türkiye gibi güçlü bir ortak ve müttefiğe, devletlerarası olumlu ilişki ve işbirliğini FETÖ’ye destek vererek tehlikeye atabileceğini gözardı etmesi düşündürücü.
Kosova’nın 131 Fetö mensubunu, potansiyel bir tehdit olarak görmezliklten gelerek mülteci statüsü vererek koruma altına alması ve devlet kurumlarında istihdam etmesi ise daha da düşündürücü.
Bu adımların iki ülke arasındaki dostluk ve kardeşliğe ne kadar hizmet ettiği soru işareti.
Dost ülke arasında sağlıklı ilişkiler ancak ve ancak karşılıklı anlayış, dayanışma ve yardımlaşmadan geçer. Tıpkı komşuluk ilişkilerinde olduğu gibi. Bir komşunun soyguna gelen kişiyi, hırsız, diğer komşunun aynı kişiyi sıradan bir şahıs görmesi, komşuluk ilkeleri ile adetlere ters düşer.
Bu nedenle, Kosova bu yanlıştan geri dönmeli, yıllardır destek gördüğü Türkiye’nin yanında olmalı FETÖ sözkonusu olunca.
Kosova kurumları ve bu kurumların başında bulunananlar hiç olmazsa, FETÖ’nün Kosova’da terör örgütü ilan edilmesi konusunda ısrar eden Hükümet ortaklarından Kosovalı Türklerinin köklü partilerinden Kosova Demokratik Türk Partisi (KDTP) yetkilileri ile diğer Kosovalı Türk siyasilerinin talebine kulak vermeli geç olmadan.
Ercan Kasap
03.12.2021
IRKÇILIK…
BALKANLAR’DA TÜRKÇE ÖĞRETİMİ VE TÜRKOLOJİ SEMPOZYUMU SARAYBOSNA’DA BAŞLADI
TÜRKLER EN ÇOK BU MİLLETE BENZİYORMUŞ!
MODERN ZAMANLARIN KARMAŞASI ARASINDA KAYBOLAN KOCA MEHMET BEY CAMİİ
ANITKABİR VE DOLMABAHÇE’DE HÜZÜN: 7’DEN 70’E HERKES ATA’SINA KOŞTU